• EN ÖNEMLİ HALK SAĞLIĞI SORUNLARINDAN BİRİ: BEL FITIĞI
  • BEL FITIĞI ÇÖZÜMSÜZ MÜ?

 

Bel ağrılarının sık nedenlerinden biri bel fıtıklarıdır (lomber disk hernisi). Bel ağrısı insanların yaklaşık %90’ının yaşamlarının herhangi bir döneminde karşılaşacakları bir yakınmadır. Bel ağrısı nedeni olarak bel fıtığına yakalanma riski oldukça yüksektir. Bel fıtıkları hastalar tarafından oldukça endişe verici bir durum olarak algılanmaktadır. Bu hastalıkla ilgili insanların kafalarında oldukça fazla sorular vardır.  Bu sorulara doğru ve profesyonel cevaplar verebilmek oldukça önemlidir.

Bel fıtığı nedir?

Bel fıtığı, bel omurları arasındaki diskten kaynaklanır. Bu diskin içindeki jelatin kıvamındaki yapının diskin dışındaki daha sert kıkırdak halkaları yırtarak dışarı doğru çıkmasıdır.

Bu hastalık genellikle hayatın en aktif döneminde olan, yaklaşık 30-50 yaşındaki kişilerde görülmektedir. Bel fıtığı;  ani hareketler, zorlanmalar ağır kaldırmalar, uzun sureli ayakta durma veya oturma, atlama, zıplama, uzanma gibi aktivitelere bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle bu aktivitelerin fazlaca yapıldığı mesleki faaliyetlerde bulunan; şöforler, ağır sanayi işçileri, masa başı çalışanlar, çiftçiler, ev hanımları ve sporcularda bel fıtığı karşımıza çıkmaktadır.

Bel fıtığı ilk başladığında yalnızca bel ağrısı ve tutukluk ile kendinisi belli edebilirken, sinir köklerine bası oluşturduğunda bacakta ağrı, uyuşma ve yanma gibi yakınmalar da eşlik edebilir. Halk arasında bel fıtığının neden olduğu bacaktaki bu ağrılı duruma ‘’siyatik ağrısı‘’ denilmektedir. Ayrıca bu hastalarda sinir hasarına bağlı olarak, ayak ve bacak kas kuvvetlerinde azalma veya idrar ve gaita fonksiyonlarında bozukluklar görülebilir.

 

Bel fıtığı nasıl anlaşılır?

Bel ağrısı ve tutukluk gelişen hastanın ilgili hekime başvurması sonrası ilk akla gelen tanılardan biri olan bel fıtığı; doğru bir hastalık öyküsü (anamnez) alınması ve iyi bir fizik muayane yapılması ile anlaşılabilir. Öncelikle anamnezde; bel ağrısının nasıl başladığı, hangi hareketlerde veya pozisyonlarda artıp azaldığı, gece veya istirahtle ağrısının ne durumda olduğu ve başka şikayetleri veya hastalıkları olup olmadığı sorgulanmalıdır. Çoğunlukla ağır kaldırma veya ani hareket sonrası gelişen, aktivite ile artan ve istirahatle azalan bel ağrısında bel fıtığı akla gelmelidir.

Fizik muayenede ise; bu hastalrın bel hareketlerinde kısıtlılık ve ağrı, belde bir tarafa doğru eğik duruş, bel kaslarında hassasiyet ve gerginlik, özel muayene testlerinde (düz bacak kaldırma, femoral sinir germe) analamlı değişiklikler, refleks ve duyu muayene testlerinde anlamlı değişiklikler bulunabilir.

Hastalık öyküsü ve fizik muayene ile bel fıtığı tanısı yüksek oranda konulmakla birlikte, yardımcı tanı araçları da teşhisi kesinleştirmek için kullanılabilir. Bunların en başında magnetic rezonans görüntüleme (MRG) gelmektedir. MRG bel fıtığı tanısı, fıtığın derecesi, sinir basısının görülmesi ve tedavi takibi için kullanılabilir. Ek olarak bacakta uyuşma ve kuvvetsizlik gibi durumların varlığında bel fıtığı nedeniyle sinir kökündeki hasarın değerlendirmesi için elektromiyografi (EMG) denen elektrik akımı uyarımlarıyla kas ve sinirlerin değerlendirildiği bir test de tanı ve tedavi kararı için yardımcı olabilmektedir.

 

Bel fıtığından korunma yolları nelerdir?

Bel fıtığına yol açan çeşitli nedenler vardır. Bunlar genetik, yapısal, mesleki ve travmatik nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Genetik olarak anne ve babasında ve ailesinde sık bel fıtığı geçirenlerin kendisinde de bel fıtığı olma olasılığı yüksektir. Bu nedenle yakınlarında bel fıtığı sık olanların belini korumak yönünden daha dikkatli olması tavsiye olunur.

Yapısal olarak şişman, karın bel kasları zayıflamış, fazla doğum yapmış insanların kas yapısı zayıf olduğundan dolayı omurlarına aşırı yüklenmeden dolayı bel fıtığı geçirme ihtimali artmaktadır. Bu nedenle bu kişilerin kilosunu azaltmaları, karın ve bel kaslarını kuvvetlendirmeleri tavsiye edilecek durumlardır.

Mesleki olarak işçi, çiftçi, şoför ve ev hanımı olani kişilerin belde aşırı yüklenme, zorlama veya travma gibi nedenlere bağlı olarak bel fıtığına yakalanma şansılarının arttığını görmekteyiz. Bu nedenle bu kişilerin düzgün oturmaları, en azından saatte bir ayağa kalkıp biraz gezinmeleri, yük kaldırmaları gerekiyorsa bel bölgesini zorlamadan kaldırmaları (dizlere yük vererek, çömelerek), yüzme, yürüme gibi egzersizleri yapmaları omurga sağlığı açısından büyük önem arz etmektedir.

Ayrıca, hastalara bel fıtığından korunmak için yüksek riskli olan ve travmatik olabilen temas sporlarından (futbol, basketbol, judo, güreş gibi) kaçınmaları ve sigara kullanmamaları tavsiye edilir.

 

Bel fıtığı tedavi yöntemleri nedir?

  • İstirahat

Bel fıtığı denilen hastalık esasında bir yumuşak doku bozukluğu olduğundan dolayı, her yumuşak doku bozukluğunda olduğu gibi en başta yapılması gereken kısa sureli istirahat (3-5 gün) olmalıdır. Bel fıtığında istirahat şekli ise oturmak veya ayakta durmak değildir. Bel omurlarının dinlenmesi için üstündeki yükün kalktığı yatak istirahati en doğru istirahat şeklidir. Burada hastanın dizler bükük vaziyette sırt üstü ve yan yatış pozisyonunda yatışını tavsiye etmekteyiz.

 

  • Ortezleme

İkinci olarak da bel omurlarındaki  tekrar yaralanmayı önlemek, yükü azaltmak, destek sağlamak ve bel hareketlerini kısıtlayarak iyileşmeyi kolaylaştırmak için hastanın durumuna gore belirlenen kısa sürelerde  ortezleme (korse) yapılabilir.

 

  • Medikal tedavi (ilaç tedavisi)

Akabinde hastanın ağrılarını gidermek, fıtığın neden olduğu iltihabı süreci durdurmak ve kaslarda oluşan spazmı çözebilmek için ağrı kesici, iltihap giderici ve kas gevşetici ilaçların (oral, topikal veya parenteral) kullanılması uygundur.

 

  • Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) Uygulamaları

Bel fıtığının neden olduğu kitle etkisini küçültmek, ağrıyı baskılamak, iltihabı süreci gidermek ve en önemlisi de kasları kuvvetlendirmek ve dayanıklılığını artırmak için FTR uygulamaları yapılmalıdır. Başlıca FTR uygulamaları; yüzeyel ve derin sıcak ajanları (hotpack, US, KDD, mikrodalga), elektroterapi uygulamaları, lazer, traksiyon, vakum, masaj, mobilizasyon ve manuplasyon teknikleri ve egzersizleri içermektedir. FTR uygulamaları, uzman FTR hekimi programlamasinda ve gözetiminde, profesyonel sağlik çalişanlari olan fizyoterapistler ve fizyoterapi teknikerleri tarafindan yapilabilir. hastanın ve hastalığının durumuna gore 15 ile 30 seans aralığında uygulanabilen ve seans süreleri günlük 1-2 saat olabilen FTR uygulamaları ile bel fıtığı hastalarının büyük çoğunluğu yaklaşık 6-8 haftalık bir sure içerisinde şikayetlerinden kurtulabilir.

 

  • Girişimsel Uygulamalar

Yukarıda saydığımız tedavilere yanıtsız bir bel fıtığı hastası için bazı minimal invaziv dediğimiz küçük girişimsel uygulamar da yapılabilir. Bunlar bel bölgesindeki kas, bağ, eklem ve disk dokusunu hedefleyen iğne şeklinde uygulamalardır. Değişik tedavi edici ajanların (kortikosteroid, local anestezik, ozon, PRP, dekstroz gibi) kullanıldığı bu girişimsel uygulamalar ile hastaların şikayetlerinde anlamlı düzelmeler görülebilmektedir.

 

  • Cerrahi (ameliyat)

Yukarda saydığımız tedavilere rağmen bel fıtığı gerilemez ve şikayetler artarak devam ederse veya hastanın ayak veya bacaklarında ilerleyici kas kuvveti kaybı veya duyusal bozukluk gelişiyorsa ameliyat edilebilir. Ayrıca bel fıtığına bağlı gelişen, idrar ve gaita kaçırma şikayetleri (kauda equina sendromu) olmuşsa acil cerrahi girişim yapılmalıdır.

 

Tüm bu tedaviler ile bel fıtığı tedavisi mümkündür. Ancak unutulmaması gereken bel fıtığı bir kez oldu ve iyileşti, bir daha asla olmaz denilemez.  Bel fıtığı hastası, bundan sonraki hayatında daha önce bahsettiğimiz ve tavsiye ettiğimiz; belini korumaya yönelik önlemleri ve egzersiz sürecini yaşam boyu dikkate alarak sürdürmesi gerektiğini unutmamalıdır.

 

14/12/2018